5 Ocak 2010 Salı

Grileşen Yozgat

Millet olarak doğayı daima sevmişizdir.

Belki de Yozgat’ın kentsel yapılaşmasındaki seçiminin gizli bir etkenidir Çamlık!..

Nohutlu tepe ve Çamlık arasında kurulu, yayla havası olan, şimdilerde ise bu dar alana sığmayan, birbiri ardına yükselen yeni yapılarla yeşilden griye dönen silüeti ile Yozgat!

Öylesine hızlı gelişiyor ki...

Her gelişmeye hazırlıksız yakalanıyor şehir.

Alt yapı ve medeniyetin en önemli göstergesi yollar dayanamıyor bu hıza.

Yozgat’ın silüetinin en önemli varlıklarından tek katlı bahçeli evler yerini bir bir beton yapılara bırakıyor.

Hacı İhsan’ın tek katlı evini müteahhide verdiğini iki de ev alacağını duyan komşusu Mustafa emmi beklemeye başlıyor.. “Belki benim evi de alırlar da bir ev, bir de dükkan verirler” diye.

Çocukluğunun geçtiği ve tüm anılarını yaşadığı evine kıyamıyor aslında Mustafa emmi ama ne yapsın.

Ekonomik olumsuzluklar şehrin görüntüsündeki griliğe bir de onun evini eklemek durumunda.

Ne yapsın ? Doğalgaz gelmiş şehrine, alamıyor Mustafa emmi..

Hadi parasını denklese bile, belki de evi su koyuverecek “eskiyim doğal gaz ile ısınamam” diye.

İpin ucu bir yerlerden kaçıyor işte. Eskiler yerini yeniye bir şekilde bırakıyor. Şehrin çarpık kentleşmesine bir de o ortak oluyor.

Basamak basamak apartmanlar yükseliyor şehirde !

Bir düzen bir güzellik olsa; anlarsınız..

Ama nerde ? Adım atsan yan apartmandaki komşunun balkonuna geçilecek nerdeyse !

¨ ¨

Giderek grileşen ve betonlaşan kentimizde çevreyi güzelleştirme çabaları sonucunda bir ara E-88 karayolunun kent içinden geçen bölümünün kenarındaki binalar boyanmış, sarraflar caddesindeki iş yerleri makyajlanmıştı..

Bu ve diğer benzeri düzenlemeler gözönündeki mekanlada uygulandı.

Ya sahnenin arkası !

Merkezin dışındaki mahallelerde uygulanan projelerin teoride sorunsuz olması uygulamanın da aynı olacağını göstermiyor.

Mesela, bundan 2-3 ay önce Belediyenin 2 mahallede çöpleri “çöp poşeti” ile toplama çalışmasına şimdi bir bakalım.

Bu çerçevede yol kenarındaki çöp konteynırları toplandı ve yerlerine kaldırım taşlarından 4-6 metrekarelik 30 cm yüksekliğinde çöp havuzları yapıldı.

Sözde tüm çöpler poşetlenerek buralara bırakılacaktı ama öyle mi oldu?

Hafif bir rüzgarda uçuşan çöp poşetleri, başıboş kedi ve köpeklerin rahatlıkla karıştırabildiği bu yerler, görüntü açısından da kente ayrı bir çirkinlik getirmedi mi?

Ekonomik sıkıntılarla boğuşan vatandaş ayrıca bu çöp poşetlerine para ayırmak istemiyor.

Çözüm olarak da marketlerden yapılan alışverişlerin poşetleri kullanılıyor. Böylelikle rengarenk poşet çöplükleri oluşuyor, caddeler boyunca.

Artık toplayan da baba kuvvetiyle sarılıyor küreğe..

Domuz gribinden korkulan, bulaşıcı hastalıkların cirit attığı bir dönemde bu alanlara bırakılan çöpler sağlık yönünden büyük tehlike oluşturmakta.

Ne zabıta denetimi.. Ne de sağlık !

Kentteki tüm düzensizlikler kimin umurunda ki ?

¨ ¨

Şehrin gelişmesinde bir çarpıklık zinciridir gidiyor..

İki yüz çıkıyor ortaya…

Biri görüneni...

Öbürü görünmeyeni…

Akıllarda kalan ise; görünen yerlere yapılan makyaj ve görünmeyen kısımdaki aksaklıkları görüp de görmesi gerekenlere göstermeyenler...

¨ ¨
2010 yılında daha da duyarlı bir toplum olma dileğiyle mutlu seneler.